2 aylık bebeğin damak kaşıntısı
11Damak kaşıntısı için ne yapılmalı? 12 Çekirdek alerjiyi tetikler mi? 4. ayda çoğu bebeğin fiziksel gelişimi destekle oturabileceği bir seviyeye ulaşmış, gerekli kasları kuvvetlenmiş olur. Bu ayda bebek arkasına ve yanlarına destek koyarak oturabilir. Desteksiz oturma ise 6 ve 8. aylar arasında başlar.
Moda Sağlık, Aşk ve İlişki, Anne Bebek,Yemek tarifleri Astroloji
Busüre zarfında dil damak kaşıntısından 3-4 kere acillik oldum. Öyle bir kaşıntı ki o sırada delirebilirsiniz. Hep diyorum ismi uyduruk ama kendisi inim inim inleten canım hastalığım! 5 ayda değil de 2 ayda yazı yazabilirim😂 Monolog takılmayı hiç sevmiyorum çünkü😅 Vaktinizi ayırıp bizimle anılarımızı
Bebekhareketlerinin durması durumunda bebek kalp seslerinin çoğunlukla takip eden 24 saat içinde kaybolduğu gözlenmiştir. Aksi bir durumda hemen doktorunuza başvurmalısınız.
Gebeliksırasında, RİVOTRİL yalnızca zorlayıcı bir endikasyonu varsa kullanılmalıdır. Gebeliğin üçüncü trimesterinde veya doğum sırasında yüksek dozların verilmesi, doğmamış bebekte kalp atım düzensizliklerine, yenidoğanda ise hipotermi, hipotoni, hafif solunum 511 depresyonu ve beslenme bozukluğuna neden olabilir.
Rencontre Amicale Le Puy En Velay. Damak kaşıntısı, bazı hastalıkların habercisi olarak görülebilir. Damak Kaşıntısı Neden Olur? Nasıl Geçer? Damak kaşıntısına neden olabilecek birçok durum bulunuyor. İnsanlar damaklarında bazen kaşıntı yaşayabiliyor. Bu durumun neden kaynaklandığı hakkında bazı araştırmalar yaparak bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Damaklarda görülen kaşıntılar insanların yaşam kalitesini etkileyebiliyor. Damak kaşıntısına neden olabilecek bazı hastalıklar bulunuyor. Özellikle ağızda mantar enfeksiyonu bulunuyorsa, damaklarda kaşıntı gerçekleşir. Damak kaşıntısına şu durumlar neden olabiliyor;AlerjilerTiroid sorunlarıMantar enfeksiyonlarıAğız kanseriBesin alerjisiİlaç alerjisiFaranjitGripSoğuk algınlığıDamak kaşıntılarının uzun sürmesi tehlikeli bir durum olabilir. Neden oluştuğu hakkında bazı araştırmalar yapılarak doktorlara başvurulmalıdır. Bu kaşıntıların uzun sürmesi insanları çok rahatsız eden bir durum olacaktır. Bu yüzden mutlaka uzun sürmesi durumlarında doktorlara gidilmelidir. Damak kaşıntısı bazen kendi kendine de geçebiliyor. Herhangi bir nedenden dolayı oluşan bu kaşıntı, ciddi hastalıkların da habercisi olabiliyor. Damak Kaşıntısına Ne İyi Gelir? Tedavisi Var mı? Damak kaşıntısı herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Damaklarında kaşıntı hisseden kişiler bu durumdan çok rahatsız olacağı için, bir çözüm yolu aramaya başlıyor. Ağız bakımlarının yapılması ağızda oluşabilecek mantar risklerini ortadan kaldırır. Ağızda oluşan bu kaşıntıların temel nedeni mantar enfeksiyonları da olabilir. Bu nedenle ağız bakımlarını yapmayan kişilerde bu durumlar daha fazla görülüyor. Kişilerin ağız bakımlarını günlük olarak yapması, kaşıntı risklerini ortadan kaldıracaktır. Herhangi bir nedenden dolayı oluşan damak kaşıntılarına uygulanan bazı tedaviler bulunuyor. Bu tedaviler şu şekildedir;Tuzlu su gargarasıElma sirkesiZencefilSarımsakAğızda bulunan bakteriler damakların kaşınmasına neden olabiliyor. Bu ürünler kullanılarak damaktaki bakterilerin öldürülmesi mümkündür. Bu sayede bakterilerin ölmesiyle birlikte damakta oluşan kaşıntılar kısa bir süre içinde ortadan kaybolacaktır.
Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi Hangi Aylara Denk Gelir?Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir?Alışılmış Olandan Daha Fazla IsırmaNe Yapmalı?Normalden Fazla Salya ve Tükürük SalgılamaNe Yapmalı?Diş Etlerinde Şişlik ve SertlikNe Yapmalı?Bebeklerde Diş Çıkarmak Yüksek Ateşe Sebep Olabilir!Ne Yapmalı?İshalNe Yapmalı?Ağız Çevresinde DöküntüNe Yapmalı?Damaklarda İltihaplanmaNe Yapmalı?Bebekler Diş Çıkarma Döneminde Uykusuzluk Yaşayabilirler!Ne Yapmalı?Kulaklarını Çekme ve KaşımaNe Yapmalı? Bebekler gelişim dönemlerinin her aşamasında çok sevimlidir. Ancak ağızlarında iki ayrık diş ile salyalarını akıta akıta güldükleri dönemdeki tatlılıklarının yeri bir başkadır. Kendileri bu halleriyle çok tatlı olsalar da dişler çıkmaya başlamadan öncesinden çıkana kadar geçen dönem hem kendileri hem de ebeveynleri için oldukça sancılı geçebilmektedir. Bu dönemi daha kolay atlatabilmek için bu süreci iyi tanımak ve bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir iyi bilmek gerekir. Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi Hangi Aylara Denk Gelir? Ebeveynler için diş çıkarma oldukça stresli bir dönemdir. Bu dönemin rutin belirtileri bazı bebeklerde uzun süre huzursuzluğa sebep olabildiğinden ebeveynler bu dönemi tanımak ve yavrularının süreci en rahat şekilde atlatabilmelerini sağlamak için hazırlıklı olmak isterler. Öyle ise öncelikle bebeklerde diş çıkarma dönemi ile ilgili temel bilgilere sahip olmakta fayda var. Miniklerin ilk dişi 6 ila 10. aylar arasında çıkar. Ancak gelişimin her aşaması olduğu gibi bebeklerde diş çıkarma dönemi de bireysel farklılıklara sahiptir. Kimi bebek ilk dişini 9. ayda çıkarırken kimisi ağzında diş ile dünyaya gelebilir. Bir bebeğin ortalama olarak diş çıkarma zaman aralığı aşağıdaki gibidir; 6-10. aylar arasında ilk önce alt ön kesici dişleri çıkar. 8-12. aylar arası üst ön kesici dişler gelir. 9-16. aylar arasında alt ve üst çenede diğer iki kesici diş daha çıkar. Genelde üst çenedeki 3. ve 4. kesici dişlerin alt çenedekilere göre daha önce çıkması beklenir. 16-23. aylar arasında alt ve üst köpek dişleri kendilerini göstermeye başlar. 14-18. aylar arasında ön azı dişler çıkar. 23-33. aylar arasında önce alt sonrasında da arka azı dişler filizlenmeye başlar. Böylece bebeklerde diş çıkarma dönemi 6. aydan başlayıp en geç 3 yaşına kadar devam eder. 3 yaşına gelen miniklerin çocukluk dişleri tamamlanmış olur. Bazı bebeklerde diş görülmeye ya da daha elle bile hissedilmeye başlamadığı halde belirtileri 2-3 ay öncesinden görülmeye başlayabilir. Ancak merak etmeyin, siz ebeveynler minik bebeklerinizin gerek fiziksel gerekse duygusal ve bilişsel gelişimini yakından takip ediyor olduğunuzdan, durduk yere ortaya çıkan ve anlamlandıramadığınız bazı semptomların diş çıkarma belirtileri olduğunu kolayca anlayabilirsiniz. Tabii bu öngörüye sahip olabilmek için öncelikle belirtiler hakkında bilgi edinmeniz gerekmektedir. Bebeklerde en sık rastlanan diş çıkarma belirtileri aşağıdaki gibidir; Alışılmış Olandan Daha Fazla Isırma Emme refleksi doğuştan kazanılmış bir reflekstir. Emme refleksi sayesinde bebekler beslenir ve hayatta kalabilirler. Bebeklerin eline aldıkları her şeyi doğrudan ağızlarına götürmeye çalışmaları bu sebeptendir. Biberonu uzattığınızda, elinizi yakaladığında, yanağına dokunduğunuzda hemen iştahla yönelip ağzını açarak yakalamaya çalışması normal bir durumdur. Fakat bebeklerin her şeyi ağzına alıp emme hareketi daha sabırsız ve hırslı bir hal almaya başladıysa, hatta ısırmaya geçtiyse miniğiniz yakın zamanda diş çıkaracak demektir. Çünkü damağın derinliklerinden çıkmaya başlayan diş henüz görünmese de diş etlerine baskı yaparak miniklerde huzursuzluğa ve o bölgeyi sürekli kaşıma ihtiyacına sebep olur. Bazı bebekler bu huzursuzluğu gidermek için sürekli biberon, emzik ya da anneyi emmek isteyebilir. Ne Yapmalı? Böyle bir durumda bebeğinize diş kaşımak için kullanılan oyuncaklardan verebilirsiniz. Eğer ek gıdaya geçmişse dolapta soğutulmuş elma, havuç gibi sert yiyecekleri gözetim altında tüketmesini sağlayabilirsiniz. Islak ve temiz bir pamuklu bezi buzlukta bekletip sonra eline vererek kemirmesini sağlamak da dişlerdeki kaşıntıyı yatıştıracaktır. Bebeğinize uygun eğlenceli diş kaşıyıcılarına kolay ulaşabilmek için aşağıdaki linke tıklayın. Normalden Fazla Salya ve Tükürük Salgılama Salya ve tükürük miktarında artış en belirgin diş çıkarma belirtileri arasında yer alır. Dişler damağı yarıp damaktan çıkmaya çalışırken tükürük bezleri de bu olağan dışı hal karşısında daha fazla salgı üretmeye başlar. Ne Yapmalı? Yanınızda temiz, pamuklu ağız mendili bulundurmalı ve ihtiyaç duydukça miniğinizin ağzını kurutmalısınız. Önlük kullanmak, kıyafetlerinin sık sık ıslanmasını engellemeye yarayacaktır. Bu dönemde bebeğiniz fazla su kaybedeceğinden sık sık su vermeniz önemlidir. Bebeklerde su içmenin önemi konulu makalemizi aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz. Diş Etlerinde Şişlik ve Sertlik Bu belirti dişlerin çok yakında görüneceği anlamına gelir. Kendileri görünmese de elle hissedilen sertlik yola çıkmış dişlerdir. Bu şişlik bazen ağrıya da sebep olabilir. Ne Yapmalı? Soğuk pres yapmak, içi sıvıyla dolu diş kaşıyıcıları dolapta bekletip vermek şişliği indirip ağrıyı yatıştırabilir. Ağrının geçmemesi ve bebeğin sürekli ağlaması durumu söz konusuysa derhal doktora gidilmelidir. Bebeklerde Diş Çıkarmak Yüksek Ateşe Sebep Olabilir! Bebeklerde diş, damakları zorlarken vücut orada bir şeylerin ters gittiğini düşünerek savunmaya geçer ve antikor üretmeye başlar. Bu durum ise vücut sıcaklığının bir miktar yükselmesine, yani ateşe sebep olabilir. Ne Yapmalı? Genelde bebeklerde diş 38 derecenin üstünde ateşe sebep olmaz. Ancak bazen diş kaynaklı, bazen ise o dönem vücut direncinin düşmesiyle enfeksiyon kapmaktan kaynaklı olarak 38 derecenin üstüne çıkabilir. Böyle bir durumda ılık bir duş, doktorunuzun önerisi ve bilgisi dahilinde ateş düşürücü ilaç işe yarayabilir. Ateşin düşmemesi durumunda hastaneye götürmeniz gerekir. Bebeklerde ateşlenme hakkında bilmeniz gerekenler konulu makalemizi okuyabilirsiniz. İshal Bu dönemde tükürük bezlerinin normalden fazla salgılanması ve salya miktarında artış olmasından kaynaklı minikler sürekli sıvı yutar. Yutulan bu fazla sıvı ise dışkının normalden daha cıvık olmasına sebep olabilir. Ne Yapmalı? Bebeğinize bol su vererek ve sulu ağırlıklı besleyerek su kaybını telafi etmeniz gerekir. Ağız Çevresinde Döküntü Bazı bebeklerde dudaklarda, ağız çevresi ve yanaklarda döküntü semptomlarının görülmesi normaldir. Ne Yapmalı? Döküntüler yüzeysel ise kaynatılıp ılıtılmış suyla ıslattığınız temiz ve pamuklu bir bezle bölgeyi temizleyebilirsiniz. Döküntüler artış gösterirse mutlaka uzman bir doktora gösterilmelidir. Damaklarda İltihaplanma Bazen damaklardaki kızarıklık biraz daha ileri boyuta taşınarak iltihaplanmaya sebep olabilir. Diş eti ve damak iltihabı hemen tedavi edilmelidir. Aksi takdirde vücudun diğer organlarına hızla yayılabilir. Ne Yapmalı? İritasyon oluşması durumunda damaklar, kaynatılıp ılıtılmış suyla ıslatılmış temiz ve pamuklu bir bez aracılığıyla temizlenmelidir. Doktorun herhangi bir ilaç ya da krem vermesi durumunda temizlik işleminin ardından doktorun verdiği ilaç uygulanmalıdır. Bebekler Diş Çıkarma Döneminde Uykusuzluk Yaşayabilirler! Yola çıkmış dişler ağrı ve ateşe sebep olur. Bu sebeple bebekler diş çıkarma döneminde uykusuzluk problemi yaşayabilirler. Uyku düzeni bozulan bebek huysuzlanır, huysuzlanan bebek iyice uykusuz kalır ve bu çıkmaz döngü gecelerce devam edebilir. Ne Yapmalı? Diğer semptomları ortadan kaldırmak için aldığınız önlemler sonucu miniğinizin ağrıları azalabilir, hatta tamamen ortadan kalkabilir. Ağrılar ortadan kalktığında bebeğiniz de yeniden uyku düzenini kuracaktır. Kulaklarını Çekme ve Kaşıma Dişler kulaklara yakın olduğundan damaklarda meydana gelen şişlik, ağrı ve kaşıntı kulaklarda da hissedilebilir. Bebek kulaklarında hissettiği ağrıdan kaynaklı olarak sürekli ellerini kulaklarına götürür, kaşımaya ve çekmeye çalışır. Ne Yapmalı? Diş etini soğuk pres, diş kaşıyıcı ya da doktorun verdiği merhemle yatıştırdığınız takdirde kulaklardaki ağrı ve kaşıntı da son bulacaktır. Eğer kulaklardaki problemin yatışmadığı ve artarak devam ettiğini fark ederseniz mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına görünmeniz gerekir. Çünkü bebekler diş çıkarma belirtileri nedeniyle değil de diş çıkmasından bağımsız bir kulak enfeksiyonu nedeniyle de bu semptomları yaşıyor olabilir. Minik bebeklerin huzuru hiç kaçmasın, hiç ağlamasın isteriz. Ağlamadan büyümenin mümkün olmadığını bilsek de bazı dönemlerin daha kolay geçmesini sağlayabiliriz. Diş çıkarma belirtileri ve alınacak önlemlerle ilgili bilgi edinerek bu dönemden kaynaklı problemleri engelleyebilir ve bebeğinizin mutlu bir şekilde diş çıkarmasını sağlayabilirsiniz.
Neden Emzirmelisiniz? Her annenin sütü kendi bebeğine özel ve bebeğin durumuna göre hazırlanmış en mükemmel besindir. Sindirimi çok kolaydır. Annenin bebeğini emzirmesiyle anne-bebek ilişkisi güçlenir, annenin bebeğini benimsemesi, bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır. Anne sütü proteinlerin, yağların, vitaminlerin ve karbonhidratların en mükemmel bileşimini içerir. Anne sütü içinde bulunan antikorlar, canlı hücreler, enzimler ve hormonlar bebeğinizi enfeksiyon ve hastalıklara karşı korur. Anne sütü alan bebeklerin zekâ düzeylerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Emziren anneler eski kilosuna daha çabuk dönerler. Emzirme, annede meme ve yumurtalık kanseri ile menopoz sonrası osteoporoz ve kalça kırığı riskini azaltır. Emzirme annenin ve ailenin yaşamını daha kolay hale getirir, daha az zaman ve para harcanır. Emziren annenin kendine güveni ve bebeğine yakınlık duyma ile bağlanması artar. Emzirme ile hem ailenin hem de devletin yaptığı sağlık harcamaları azalır. Emziren kadınların çalıştığı iş yerlerinde verimlilik artar. Emziren kadınların bebekleri sık sık hasta olmadıkları için iş yerlerinden daha az ayrılırlar. Emzirme çevreyi de korur. Çünkü emzirme doğada artık olarak kalabilecek daha az plastik madde kullanımı demektir. Doğumdan Sonra Emzirmeye Başlamak İçin Beklemem Gerekli Mi? Anne, ister normal doğum isterse sezaryenle doğum yapmış olsun, doğumdan sonra en kısa sürede bebeği ile tensel temas sağlamalı ve bebeğini emzirmelidir. Ne kadar sık emzirilirse sütün gelmesi daha kolay olacaktır. Geç emzirmek sütün gelişini geciktirecektir. Annenin yeterli süt salgılaması için bebeğin yeterli sıklıkta ve doğru şekilde emmesi gerekmektedir. Bu konuda sağlık personeli size destek verecektir. Sezaryen İle Doğumdan Sonra Emzirmek Mümkün Müdür? İster sezaryen isterse normal doğum hiç fark etmez, bebeği emzirmek mümkündür. Sezaryen doğumda belki emzirmeye biraz geç başlanabilir, ancak bu da sorun oluşturacak bir gecikme değildir. Bu konuda doğum yaptığınız kuruluştaki sağlık çalışanlarından destek alabilirsiniz. Bebeğimi Hangi Sıklıkta Emzirmeliyim? Emzirme sıklığı bebekten bebeğe değişir. Bebek her istediğinde emzirilmelidir. Bebek ağzını açarak, aranarak, sonunda da ağlayarak açlığını belli eder. İlk günlerde sık emzirme daha sulu ve bol olan “olgun” süt yapımını hızlandırır. Bazı bebekler yeni doğduklarında çok uyur ve yeterince sık ememezler. Böyle bebekler ilk günlerde 3-4 saat sonunda uyanmamışlarsa annelerine verilmeli, gerekiyorsa yanağını sıvazlayarak memeyi almaları için uyarıp, uyandırılmalıdır. İlk haftalarda emzirme aralıkları bir saat, iki saat gibi çok kısa olabilir. İlk aylarda bebek uyandığında genellikle açtır ve emzirilmek ister. Her emzirme sonrası memede yapılan süt miktarı biraz daha artacağından, zamanla beslenme aralıkları uzayacaktır. Bebek Nasıl Emer? Bebeğin ağzını iyice açması için anne meme ucunu bebeğin alt ve üst dudaklarına değdirmelidir. Bebek memeye yaklaştırılırken, ağız mümkün olduğunca açık olmalı ve çene memeye dayanmalıdır. Bebeğin iyi emmesi için ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı da kavraması gerekir. Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin, bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bebek sürekli emmez. Kuvvetli emme hareketlerinden sonra kısa dinlenme aralıkları olur. Bebek memede doğru yerleşmişse emzirme sonunda annenin memeleri rahatlar, bebek memeyi kendisi bırakır, emzirme anne için rahat ve kolaydır. Emerken şapırtı sesi duyulması ya da yanakların içeri çekilmesi genellikle bebeğin yalnızca meme ucunu emdiğini ve ağzıyla yeterince meme dokusunu kavramamış olduğunu gösterir. Eğer bebek memede doğru yerleşmemişse iyi ememez ve annenin meme başları zedelenip acıyabilir. Emzirirken Beslenmeniz Nasıl Olmalıdır? Annenin süt üretimi için ek 500 kaloriye daha ihtiyacı vardır. Bunu karşılayacak mevsimine uygun bol taze sebze, meyve içeren yeterli ve dengeli bir diyet uygulayın. Günlük beslenme programını 3 ana öğün, 3 ara öğün olarak planlayın. Her öğünde her besin grubundan tüketerek beslemenizde çeşitlilik sağlayın. Emziren annenin ihtiyacı olduğu kadar sıvı alması yeterlidir. Bu dönemde, emzirme sırasında ya da hemen sonrasında 1-2 bardak su içmeniz süt üretimini artırır bir seferde 1-2 litre su içmeniz süt üretimini artırmaz. Uygun sıvı gıdaları tüketin temiz içme suyu, taze sıkılmış meyve suları, süt, fermente süt ürünleri yoğurt-ayran, kefir vs. Sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Mevsim dışı sebze ve meyve tüketmeyin. Sebze, makarna, kuru baklagillerin haşlama sularını dökmeyin. Yeterince pişmemiş et, süt, yumurta tüketmeyin. Yemeklerinizde, salatalarınızda zeytinyağı veya diğer sıvı yağları tüketin. Tuz kısıtlaması gerektiren bir sağlık probleminiz yoksa iyotlu tuz kullanın. Yemekleriniz piştikten sonra tuzunu ilave edin. İyotlu tuzu ışık almayan kapalı bir kapta veya kapalı bir dolapta saklayın. Hazır yiyecek ve içecekleri hazır çorbalar, gazlı içecekler, hazır meyve suları, toz içecekler, et/tavuk suyu tabletleri, sucuk, salam, sosis vb tüketmeyin. Kolalı içecekler, gazozlar, çay ve kahve, enerji içecekleri katkı maddeleri ve kafein içeriği, diyet içecekleri yapay tatlandırıcılar sınırlı kullanın veya kullanmayın. Çayı yemeklerden 1 saat sonra açık şekilde tüketin. Kahve, hazır kahve gibi içecekleri günde 1 fincan alabilirsiniz. Sigara, alkol kullanmayın. Sigara içilen ortamlarda bulunmayın. Ayrıca bebeğin sağlığı için, bulunduğu evde kesinlikle sigara içilmemelidir. Eşimin Emzirmeme Nasıl Katkısı Olabilir? Bebeklerin çok fazla fiziksel dokunulmaya ihtiyacı vardır. Bebeğinizi emzirdikten sonra babanın sevgi dolu kolları bebek için en güzel yerlerden biridir. Bebeğinizi emzirdikten sonra eşinizin göğsüne koyunuz ki, ikisi de baba evlat ilişkisini yaşamaya başlasınlar. Babanın anneye emzirme konusunda verdiği destek, sizin anne sütü konusunda başarılı olmanız için en büyük destektir. Özellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda değişen hormonlar ve uykusuzluk sonucu kendinizi güçsüz hissettiğinizde, eşinizin sizin yanınızda olup bebeği emzirmenize yardımcı olması, tüm aile ilişkisini olumlu etkileyecektir. Emzirdikten Sonra Bebeğimin Gazını Nasıl Çıkarmalıyım? Beslendikten sonra bebeği 10-15 dakika dik tutmak gaz çıkarmasına yardımcı olur. Bebek memede uyumuş ve rahat görünüyorsa gaz çıkarmaya gerek yoktur. Bebek huzursuzsa; kucakta, dik durumda sırtı sıvazlanarak gaz çıkarmasına yardımcı olunabilir. Bebek ne zamana kadar emzirilmelidir? Bebeğinizi ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemelisiniz. Bu 6 ay içinde bebeğiniz, suya bile ihtiyaç duymaz. Bu süreçten sonra, ek besinlerle emzirmeyi 2 yaş ve ötesine kadar sürdürülmesi ideal olandır. Ek besinlere geçmeniz, bebeğinizin anne sütüne olan ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Bebeğe Emzik Verilebilir Mi? Anne sütü alan bebeklere emzik ve biberon verilmesi önerilmemektedir. Bazen anneler emzirmenin yanında suyu ya da başka besinleri biberonla bebeklerine vermekte, ya da ağlamasın ve oyalansın diye emzik kullanmaktadır. Ancak biberon ya da emzik alan bebeklerde “meme başı şaşkınlığı” dediğimiz bir durum oluşmakta ve bu bebekler anneyi emmeyi bırakabilmektedirler. Çünkü meme ile biberon ya da emzik emmek arasında emme şekli açısından farklar vardır. Bu nedenle biberon ya da emzik önerilmemektedir. Bebeğimi Emzirdiğim Sürece Hamile Kalır Mıyım? Evet, hamile kalabilirsiniz. Emzirme, bir doğum kontrol yöntemi değildir. Hamile kalmak istemiyorsanız, uygun bir doğum kontrol yöntemi için aile hekiminize/hekiminize başvurunuz. Emzirirken Memeler İçin Özel Bir Bakım Gerekli Mi? Memeleri her emzirmeden önce temizlemeye gerek yoktur. Bebeğe mikroplar ellerden bulaşır. Önemli olan “ELLERİN YIKANMASI” dır. Meme başının etrafındaki deriden yağlı bir madde salgılanır. Bu doğal madde, emziren annenin meme ucunu çatlaklardan korur. Bu nedenle meme başını çatlaklardan korumak ya da temizlemek için meme başına karbonatlı su, sabunlu su, krem sürmeye gerek yoktur. Hatta bunları sürerken bu doğal yağlı madde de silinecek ve meme başında çatlaklar daha kolay oluşacaktır. Emzirme döneminde uygun bedende ve pamuklu sutyen kullanılmalıdır. Meme Ucunun Şekli Emzirmemi Etkiler Mi? Memenin ucunun olmaması, ucunun içe çökük olması ya da ucunun büyük olması emzirme için problem değildir. Bebek zaten memenin sadece ucunu değil ucun etrafındaki kahverengi bölgenin büyük bir bölümünü de alarak sütü emer. Yani meme dokusunun büyük bir bölümünü ağzına alır. İşe Döndüğümde de Bebeğimi Emzirebilir Miyim? İşe dönüldüğünde tabii ki emzirmek mümkündür. Sabah ve akşam bebeği evde emzirmenin yanında, işyerinde de sabah öğlen ve ara verildiğinde süt sağılarak saklanabilir ve sağılmış olan bu süt, evde bebeğe bakan kişi tarafından bebeğe kaşık ya da fincanla verilebilir. Böylece annenin sütünün devamlılığı da sağlanmış olacaktır. Gündüz iş yerinde sağılan süt ile birlikte annenin memesinde süt yapımı devam edecektir. Bebeğim Emmeyi Reddediyor, Ne Yapmam Gerekli? Bebeğin memeyi reddetmesi çeşitli şekillerde olabilir. Hiç emmeme, zayıf emme, emmeye çalışırken ağlama ve meme ile savaşma kısa süre emme ve sonra memeyi boğulur gibi ya da ağlayarak bırakma, tek memeyi emme, ötekisini istememe şeklinde gözlenebilir. Memeyi reddin nedenleri ve çözüm önerileri Bebekler hastayken memeyi alır ama güçsüz emer. Anneler de bunu ret zannedebilir. Bebek hasta ise süt sağılıp verilebilir. Bebeğe süt verilirken ortamın sakin olmasına ve bebeğin dikkatinin dağılmamasına özen gösterilmelidir. Bebeğin ağzında pamukçuk oluşmuşsa, diş çıkarıyorsa ya da burnu tıkalıysa bebek emmeyi reddedebilir. Bu durumda sabırlı olunmalı ve sorun ortadan kaldırılmalıdır Anneye doğumda ya da psikolojik tedavi amaçlı verilen bazı ilaçlar da bebeğin memeyi reddetmesine sebep olabilir. Bu durumda sağlık çalışanlarından destek alınmalıdır. Emzik kullanımı, biberonla beslenme, memeyi kötü pozisyonda tutma, tıkalı meme, bebeğin yetersiz desteklenmesi, annenin memeyi yanlış tutması, emzirmenin kısıtlanması, fazla süt birikimi gibi nedenler bebeğin memeyi reddetmesine yol açabilir. Bebeğin memeyi reddetmesini engellemek için emzirirken bebeğin başına bastırılmamalı, gerekiyorsa süt bardak ya da kaşıkla verilmeli, biberon ve emzik kullanımından kaçınılmalıdır. Anne ile bebek arasında ten tene temas sağlanmalı, anne bebeği sık sık kucaklayıp okşamalı, bebek her istediğinde emzirilmelidir. Bebeği üzen değişiklikler anneden ayrılma, annenin işe başlaması, yeni bir bakıcı, çok sık bakıcı değiştirme, aile düzeninde değişiklik, annede hastalık ya da mastit, annenin adet görüyor olması, annenin kokusundaki değişiklikler olarak sıralanabilir. Anne gerekirse bir süre izin almalı, kullanılan kokular bırakılmalı, kişisel temizliğe önem verilmeli, annede bir hastalık var ise tedavisi sağlanmalı ve emzirme doğru bir şekilde sürdürülmelidir. Anneler, bebeklerin meme arama hareketini, bebeğin emerken dikkatinin dağılmasını ve aniden başka tarafa bakmasını, bebeğin memeyi reddetmesi zannedebilirler. Bu duruma yalancı ret denir. Yalancı reddi önlemek için, bebeğin memeyi tutması beklenmeli, farklı pozisyonlarda emzirme denenmeli ve gerekiyorsa süt bebeğin ağzına sağılmalıdır. Annenin yediği bazı besinlerin kokusu süte geçebilir. Bebeği huzursuz edebilecek kola, çay, kahve gibi gıdaların tüketimine dikkat edilmelidir. Bazen bebek sadece bir memeyi reddedebilir. Bu durum, yukarıda sıralanan nedenlerin, tek bir memede daha fazla görülmesinden kaynaklanabilir. Bebeğim Hastalandığında Emzirebilir Miyim? Bebekler hastayken de emzirme sürdürülmelidir. Hatta her zamankinden daha da sık emzirilmelidir. Hastalık nedeniyle bebeğin iştahı azalmış ve huzursuz olabilir. Emzirme aynı zamanda onu sakinleştirecektir. Emzirmenin sadece bir beslenme şekli olmadığı, duygusal bağlanmayı, anne ile bebek arasında sevgi bağını sağladığı, bunun da hem anneye hem de bebeğe çok iyi geldiği unutulmamalıdır. İshal gibi hastalıklar sırasında emzirme, hastalığın daha çabuk düzelmesine neden olur. Hasta Olduğumda Bebeğimi Emzirebilir Miyim? Annede ilaç tedavisi gerektiren psikiyatrik bir hastalık ya da kemoterapi gerektiren bir kanser hastalığı varsa emzirmemelidir. Bunun dışında anne şeker hastası da olsa, yüksek tansiyonu da olsa, ishal, soğuk algınlığı vb. hastalıkları da olsa emzirebilir. Bir ilaç kullanmanız gerekiyorsa hekiminize emzirdiğinizi hatırlatınız. Mememde Sert Şişlikler, Şiddetli Ağrı ve Sıcaklık Hissi Var, Ne Yapmalıyım? Memenizde sert şişlikler, ağrı ve sıcaklık olması, Mastit apse denilen durumdur. Mastit, bebeğin yanlış pozisyonda emzirilmesi, meme ucu çatlakları, dar giysiler veya sutyen kullanılması, emzirme sırasında, parmaklarla süt kanallarına çok baskı yapılması sonucu oluşabilen bir durumdur. Mastit apse durumunda, mutlaka bir sağlık çalışanına başvurulmalıdır. Mastitin neden olduğu ve tedavisi ile ilgili en doğru bilgiyi size sağlık çalışanları verecektir. Mastit oluşması durumunda da bebeğinizi emzirebilirsiniz. Mastit oluşması durumunda süt akışı kesintiye uğramamalıdır ve mastit mutlaka tedavi edilmelidir. Daha sonra; sık emzirme, meme ucuna doğru hafif masaj, temiz bir havlu ile ılık yaş pansuman, emzirmenin sağlam taraftan başlatılması ve pozisyon değiştirme uygulanmalıdır. Dinlenme ve stresten uzaklaşma sağlanmalıdır. Emzirme acılı oluyorsa, belirli bir süre süt sağılabilir. Ancak en erken zamanda emzirmeye geri dönülmelidir. Bebeğim Doğalı Birkaç Gün Oldu ve Memem Ödemli Gibi Parlak ve Çok Acıyor. Emzirmem Zorlaştı, Ne Yapmalıyım? Bu durumdaki memeler “tıkalı meme” olarak tanımlanmaktadır. Genelde doğumdan sonraki ilk günlerde yeterince emzirememe, emzirmeye geç başlama, ek mama verme, memeye kötü yerleştirme, sütün seyrek boşaltılması ya da emzirme süresinin kısa tutulması sonucunda oluşan bir durumdur. Önlem olarak doğumdan hemen sonra emzirmeye başlanmalı, bebeğin memeye iyi yerleşmesi sağlanmalı, bebek her istendiğinde emzirilmeli, belli saat aralarla emzirilmeye çalışılmamalıdır. “Meme tıkanıklığı” problemini çözmek için bebek doğru pozisyonda sık sık emzirilmelidir. Emzirme öncesi emzirmeyi kolaylaştırmak için ılık yaş pansuman, ılık duş, omuz ve sırta masaj, memelere hafif masaj, meme ucu derisine hafif uyarı yapılmalı ve anneyi rahatlatacak, gevşetecek işlemler uygulanmalıdır. Emzirme sonrasında ödemi önlemek için havlu ile memenize soğuk yaş pansuman uygulanmalıdır. Bebek ememiyorsa elle ya da pompa ile sütün sağılması gerekir. Evlat Edindiğim Çocuğu Emzirebilir Miyim? Anne sütünün aslında beyinden salgılanması nedeniyle; evlat edinilen çocuk, çocuk doğurmamış bir kadın tarafından bile emzirilebilir. Sık sık memeye tutmak, tensel temas sağlamak bazen ilaç tedavisi bunu destekler. Bu konuda relaktasyon polikliniklerden destek alabilirsiniz. İlinizdeki relaktasyon polikliniklerini öğrenmek için İl Sağlık Müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Bebeğim Engelli Doğarsa Emzirebilir Miyim? Bebeğiniz Down Sendromu, yarık dudak veya yarık damak, kalple ilgili problemlerle doğar ise her koşulda anne sütüne daha çok ihtiyacı var demektir. Anne sütündeki hormonlar sizi ve bebeğinizi daha da rahatlatacaktır. Anne sütünün sindirimi kolay olduğu için kalp problemi olan veya kilo almakta zorlanan bebeklerde de anne sütü daha olumlu rol oynayacaktır. Down Sendromu olan bebeklerin ise solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini veya kabızlık sorununu ortadan kaldırmakta yardımcı olacaktır. Mümkün olduğunca çevrenizdeki başarılı emzirmiş emziren annelerden, aile hekiminizden, sağlık personelinden, anne destek gruplarından ve ailenizden destek alın. Eğer her şeye rağmen anne sütünü verebilmek mümkün olmuyor ise mümkün olduğunca sütünüzü sağıp bebeğinize sütünüzü vermeye çalışınız. Unutmayın ki sütünüz bebeğiniz için en iyi besindir. Emzirme İle İlgili Sorunum Olduğunda Nereden Yardım Alabilirim? Anneler, anne sütü ve emzirme ile ilgili herhangi bir soru veya sorunu olduğunda, gebelik döneminden başlayarak yakınlarında bulunan gebe bilgilendirme sınıfları, hastanelerin ilgili poliklinikleri ya da aile hekimine başvurabilirler.
Soru Bebeğin kaşıntısı 1,5 yaşında kızım var, kafasını sürekli kaşıyor, uykudan uyanıyor, kaşıntıdan ağlıyor ama kafasında en ufak kızarıklık, kabarıklık yok, alerji şurubu, alerji damlası kullandık ama geçmedi. 3 hafta oldu, ne yapabiliriz? Teşekkürler. Bu Soruya Doktor Cevabı Gönder
Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Üşümez, diş çıkarma belirtilerini ve bu dönemde annelerin uygulayabileceği yöntemleri DİŞLERİ NE ZAMAN ÇIKMAYA BAŞLAR?Diş çıkarma dönemi her bebekte farklılık gösterebilen bir süreç. Kimi bebekler 4 ile 5 aydan sonra, kimileri 7, kimileri ise 12 aydan sonra ilk dişlerini çıkarıyor. Hatta 16. aydan sonra diş çıkaran bebekler dahi görülebiliyor. Üst çenede 10, alt çenede 10 olmak üzere toplamda 20 adet diş 30 aya kadar ağızdaki yerini alır. Ancak diş çıkarma dönemi, hangi aya denk gelirse gelsin hem bebek hem de anne için bir hayli zorlu ve yorucu geçen bir süreç olabiliyor. Ancak telaşlanmanıza gerek yok. Dişlerin tamamen çıkacağı 27 ile 30. aya kadar bebeklerde görülen huzursuzluk sinyalleri normal ÇIKARAN BEBEKLERDE ATEŞ VE İSHAL GÖRÜLEBİLİRHer bebeğin gelişim özellikleri birbirinden farklı olur. Diş çıkarma dönemi de buna dahildir. Bebeklerin bir kısmı rahat diş çıkarırken, bir kısmı da bu süreci bir hayli ağrılı ve huzursuz geçirir. Öyle ki diş çıkaran bazı bebeklerde kilo kaybı, ateş ve ishal dahi görülebilir. Bu bebekler, bu süreçte genellikle annelerinin yardımına da ihtiyaç duyuyor. Diş çıkarma döneminde bebeklerde en çok karşılaşılan belirtiler ise, salya ve tükürük artışı, uyku problemleri ve ağlama seanslarıdır. Sürekli huysuz ve huzursuz olan bebekler özellikle bu dönemde rahatlatılma ihtiyacı duyarlar. Annelerin ise bu süreçte bazı noktalara dikkat etmesi 38 DERECE VE ÜSTÜNE ÇIKIYORSA…Diş çıkarma döneminde bebeğin ateşi yükseliyorsa, ateş derecesine çok dikkat etmek gerekir. Bebeğin ateşinin 37 dereceye kadar yükselmesi normal kabul edilir. Fakat ateş, 38 derece ve üstüne çıkıyorsa bebek bir doktora gösterilmelidir. Ayrıca bebek, ishal sorunu yaşıyorsa yine bir uzman desteğine başvurulmalıdır. Diş çıkarma dönemine ishal ve ateş gibi belirtiler de eşlik ediyorsa bu durum farklı bir sağlık probleminin habercisi olabilir. Çünkü bebekler diş çıkarma döneminde hastalıklara daha yatkın ÇIKARIRKEN BEBEĞİNİZE YARDIMCI OLABİLİRSİNİZDiş çıkarma döneminde ilk fark edilen belirti salya artışı olur. Bu da bebeğin ağız çevresi ve çenesinde kızarıklıkların oluşmasına yol açabilir. Böyle durumlarda bebeğin yüzü steril ve yumuşak bir bezle silinmeli, doğal içerikli ve nemlendiricili krem parmağına sarılacak bir gazlı bez ile bebeğin dişlerine hafifçe masaj yapılabilir. Temiz bir tülbente konulacak buz parçası ile de dişlere kompres uygulanabilir. Böylece bebeğin damak kaşıntısı hafifletilerek, diş çıkarma sürecinin daha rahat geçmesi plastik ve boya maddesi içermeyen diş kaşıma aparatları verilmelidir. Ayrıca havuç gibi sert sebzeler de bebeğin diş kaşıntısını salyasının artması aynı zamanda sıvı kaybettiğinin de işaretçisidir. Kaybedilen sıvıyı telafi edebilmek için bebek daha sık aralıklarla çıkaran bebeklerde yanaklarını kaşıması ve kulaklarını çekiştirmesi gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bunun nedeni de dişetlerinde yaşanan ağrıların kulağa ve yanaklara etki etmesidir. Bu sıkıntının önüne geçebilmek için bebeğin yanak ve kulaklarına küçük dokunuşlarla masaj bu uygulamalara rağmen bebeğin ağrısı azaltılamıyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Doktor önerisiyle diş jelleri, ağrı kesici şuruplar ya da fitiller kullanılabilir.[fotogaleri=278]
2 aylık bebeğin damak kaşıntısı